Yeni Hafta Sendromu

Cuma akşamüzeri ile pazartesi sabahı arasındaki zaman nasıl hızlı geçiyorsa, pazartesi sabahından cuma mesai bitimine kadar da öyle geçmiyor, bitmiyor… Hepimizin pazartesi sendromu yok belki ama mesai saatleri sendromu var, hafta içi sendromu var, az tatil sendromu var. Var da var.
Hal böyle olunca, haftanın ilk gününden itibaren başlıyoruz hafta sonu planları yapmaya, yeni mekanları gidilecek listemize kaydetmeye. Çünkü tüm hafta çalışmanın, hesaplamalar yapmanın, yoğun stres yaşamanın insanda bıraktığı his; NEFES ALMA isteği oluyor haliyle. Öyle bir nefes ki, bir dağın yamacında, ormana bakarken içinize büyük bir oksijen çekersiniz ya… Hani gözünüzü kapatır ve huzura erersiniz ya… İşte öyle rahatlamak, her şeyi geride bırakmak istiyoruz.
Bir masa hayal ediyoruz belki en mükellefinden. Ege mezelerinden atomlar, tam tekmil hazırlanmış favalar… Tüm sevdiklerimizle “sağlığımıza” diye kadeh kaldırmak o çınlamayla mutlu olmak istiyoruz hatta. Kanun sesi klarnet ile birleşsin kah ağlatsın kah güldürsün bekliyoruz. Biz baya baya fasıl istiyoruz. Haftanın derdini, neşesini masaya yatırmak masada bırakmak istiyoruz.
İsteğimiz buysa çözümümüz de var elbette. Tüm mesai saatlerinden sıkılanların, Cuma ve Cumartesi akşamlarını unutulmaz geçirmek isteyenlerin ortak bir buluşma noktası var. Camia!
İster hayattan sıkıl, ister yeni gelen yaşını kutla, ister mesai saatlerinden bunal, ister yeni bir işe başla; Camia’nın eğlencesi ve özenli mutfağı ile hafta sonuna keyif katmayı unutma.
Bekliyoruz.

Bugünün çocukları, yarının umutları!

Dünyada eşi olmayan, dünya üzerindeki tüm çocukları kapsayan, 1979 yılından beri tüm hafta şenlikle kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı tarihimizin ilk ulusal bayramıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının ve egemenliğin kayıtsız şartsız halkın iradesine geçmesinin sevincini içinde barındıran bu önemli gün, daha parlak yarınlar için Atatürk tarafından çocuklarımıza armağan edilmiştir.
Çocuk; TDK’nin tanımına göre küçük yaştaki kız ya da erkek kişidir. Belirli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yetkinliği olmayan kimsedir. Bu tanımlar ışığında çocuk; her şey olabilecek, her şeyi gerçekleştirebilecek, hiçbir kısıtlamaya ve sınıra sahip olmayan koca bir umuttur.
Her anı mutlu yaşamaya çalışan, öğrenmeye açık ve bizim ilgimizle çok iyi işler başarabilecek çocuklarımız, yarına dair umutlarımızı yeşertmektedir. Bizlerin sahip olamadıklarını onlara sağlarsak eğer, bugünden daha güzel yarınları inşa edebilecek yegane güçlerdir.
Bugünümüzün çocukları yarınlarımızın umutları olan çocuklarımıza, iyi bakmak bizim görevimizdir. DoubleTree by Hilton İzmir Airport olarak Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın sevincini yaşatan önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ve emeği geçen, bu uğurda canlarını ortaya koyan şehit ve gazilerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.

Ayrı bir kültür; MEYHANE.

Müdavimler, sosyal içiciler, dertliler, mutlular, arkadaşlar, sevgililer, aileler, yanındakiler ve akıldakiler… Hepsinin buluşma yeridir meyhaneler. Kimi rakısını sek içer, kimi çift buzlu… Kimi iki çatal alır mezelerden, kimisi rakıyı yemeğiyle birlikte yolcu eder… Zevkler değişkenlik gösterse de, tüm bu insanların arasında adeta gizli bir dil ve kurallar sistemi vardır. Bu gizli dil ve kurallar meyhanede iletişimin en naif halini oluşturur. Rakıyı adabıyla içenlere yabancı gelmeyecek tabirler ve kurallar, bu güzide içkinin “adabı”dır.
Müdavimlerin saate göre adlandırıldığı, rakının son dublesine isim takıldığı bu “adap” ögelerine bir göz atmak gerekirse;
Akşamcı: Her meyhanenin vazgeçilmezidir akşamcılar. Ne az içerler, ne de çok. Hep kararını bilir, meyhanenin sohbetini severler. Eğer meyhanenizi değiştirmeyi sevmeyenlerdenseniz, gitme sıklığınız değişse bile hep görürsünüz onları.
Kadeh tokuşturma: Dostlar bir araya gelir rakının tok beyazının etrafında ve anlar paylaşılır, bardaklardan gelen çınlamayla. Kadeh tokuşturma, belki de en zevkli kısmıdır rakı içmenin ama, bu ritüel öyle sürekli tekrarlanmaz. Kadehler ilk olarak sofraya oturunca bir “merhaba” olarak kalkar havaya. Masanın en büyüğü başlar, diğerleri takip eder. Aynı hizada tutulur bardaklar ve alınan ilk yudumda, dostlukların hazzı da hissedilir hep biraz.
Mezeler: Mezeler olmazsa olmazıdır rakı masasının. Kimileri altlık da denen beyaz peynir ve çerez gibi basit mezeleri severken, kimileri göz mezesi bile söyler masaya. Göz mezeleri, asla sonuna kadar yenmeyen, sofranın zenginliğinden duyulan hazzı artıran mezelerdir. Böylece rakı, 5 duyunun tümüne hitap eder.
Yolluk: Şişelerin dibi gözüküp, dostlarla ayrılacak olmanın hüznü sarınca masaları, garson yavaşça masaya çağırılır. Hesapla birlikte istenen yolluk rakılar, kısa sürede masada yerini alır. Tek olarak ikram edilen bu rakılar, son cümlelerin en güzel yoldaşıdır.
Dememiz o ki; akşamcısıyla, mezesiyle, dostuyla, kadeh sesiyle başka güzellikte bir akşam yaşamaksa niyetindeyseniz Camia Meyhane’ye her Cuma ve Cumartesi bekleriz. Çünkü bizim Camia, hayatı doyasıya yaşayanları, kadeh tokuşturmak için mutlaka bir bahanesi olanları sever. Müdavimi olduğunuz Meyhane Camia, sizleri keyifle bekler.

İzmir’i doyasıya yaşayın.

Bir şehir düşünün denizin hemen yanına kuruluvermiş. Merkezinden, uzak ilçelerine kadar özgün bir kültür benimsemiş. Her gelene tarih boyunca kucak açmış… Böylelikle doğal güzelliklerinin yanına, yaşayan bir tarihi doku katmış. Evet İzmir’den bahsediyorum. Hani Yılmaz Özdil’in “Türkiye’den sıkıldığımda giderim” dediği, Lucian Arkas’ın büyülü bir şehir diye bahsettiği İzmir’den…

8500 yıllık bir geçmişine, Kemeraltı Çarşısı’nı, antik dönemin en önemli merkezlerinden biri olan Efes’i, grafitinin en eski örneklerini barındıran Agorası’nı, özgün tarihi mimarisini koruyan Şirince’yi ve daha fazlasını sığdıran İzmir’de keşfedecek ve yaşayacak çok şey var. Hepsi de sizleri bekliyor.

Peki İzmir’de neler mi yapılabilir?

-Gün maviliğini bırakıp kızıllaşırken Tarihi Asansör’den günbatımını izleyebilirsiniz, tüm şehir ayaklarınız altındayken üstelik.

-Denizin hemen yanında bulunan, günün her saati hareketli, yeşil ve mavinin birleştiği Kordon’da huzurlu zamanlar geçirebilirsiniz.

-Türk mutfağı zaten bir başka ama Sefarad mutfağı ile perçinleşmiş İzmir lezzetleriyle damaklarınıza şenlik sunabilirsiniz. Boyozundan cibez otuna, fırınlanmış domates dolmasından radikaya… Başka bir yerde bulamazsınız, tadını çıkarınız.

-Üstelik tüm bunları yapmak için sağa sola giderken hiç yorulmayacaksınız. Ne saatlerce ulaşım araçlarını bekleyecek ne de trafikte sıkışıp kalacaksınız.

-Tarihini, mutfağını, modern yaşamını tattığınız bir İzmir akşamına en yakışan konaklamayı da DoubleTree by Hilton İzmir Airport ile taçlandırabilirsiniz. Sınırsız hizmeti, rahatlığı ön planda tutan detayları ve Adnan Menderes Havalimanı’na yakınlığı ile DoubleTree by Hilton İzmir Airport, İzmir gezinizi unutulmaz kılacak.

Biliyoruz tüm bunları yapsanız da İzmir’e doyamayacaksınız, DoubleTree by Hilton İzmir Airport olarak sizleri tekrar tekrar ağırlamaktan keyif duyarız.

Mutluluk Kapıya Dayandıysa!

Bir sevdiğiniz mi var?
Ufukta tuzlu kahve içme ihtimaliniz mi yüksek?
Beyaz renk sizin için artık sadece gelinlik mi demek?
O zaman bu yazı tam sizlik.
Planlı yaşamayı sevmeyen kişileri bile organize olmaya iten, en ufak detaya kadar didik inceleten, ufak bir pürüzün bile çıkmaması gereken bir etkinliktir Düğün. “En mutlu gün”, “unutulmaz an”, “rüya gibi gece” söylemlerini hak etmesi bir yana, uğruna adaklar adanır, kurdeleler yutulur…
Beklenen teklif geldiğinde ise o mutlu anın devamını uzun listeler ve yoğun koşuşturmalar alır. Bir yıl öncesinden düğün gecesine kadar yapılacak çok iş, alınacak çok karar vardır. Maddelerden bazılarını sıralamak gerekirse;

• Büyük günün tarihine karar vermek
• Klasik ya da rahat bir düğün mü istediğinizi belirlemek
• Düğün törenin gerçekleşeceği mekanı seçerek, rezerve etmek
• Fotoğraf, çiçek, catering hizmetlerini ayarlamak
• Makyaj ve kuaför randevuları ayarlamak
• Davetli listesini oluşturmak
• Düğün pastası için pastane seçmek
• Gelinlik ve damatlık modellerini araştırmak
• Düğün ayakkabılarınızı ve kullanacağınız aksesuarları seçmek
• Davetiye beğenmek
• Alyans seçmek
• Nikah işlemlerini başlatmak
• Nikah şahitlerini belirlemek
• Şehir dışından gelecek misafirler için konaklama ayarlamak
• Müzisyenleri ayarlamak
• Oturma planını organize etmek
• Balayı lokasyonu seçmek
• Balayı oteline karar vermek
• Gerekliyse vize ve pasaport işlemlerini tamamlamak

Tabi bu kadar çok detayı olan, tüm hayat boyunca arzu edilen bu özel seremoniyi yalnızca gelin ve damadın planlaması ve tüm detaylarla ilgilenmesi mümkün değildir. Profesyonel bir organizatör gereklidir. Öyle ki; o gün unutulmaz bir mutluluğa dönüşsün, yıllarca dillerden düşmesin.
Eğer siz de aşkınıza yaraşır bir düğün hayalindeyseniz adres belli. DoubleTree by Hilton Airport’un doğanın tüm renklerini içinde barındıran bahçesinde ya da yüksek tavanlı muhteşem salonlarında mutluluğa evet diyebilirsiniz. Sınırsız hizmet anlayışı, size özel organizasyon sorumlusu ve Hilton güvencesiyle yukarıdaki maddeleri düşünmeyecek sadece gün sayacaksınız.
Aşkınız için en iyisini seçin, DoubleTree by Hilton Airport’u aramakta gecikmeyin.

Günümüzde meyhane trendleri bile bir başka!

Hani mektuplar alırdık eskiden. Heyecanla açardık. Kartpostalları saklardık. Daha önce gitmediğimiz bir yeri ancak kartpostallardan görebilir, mektubu yazan kişinin izlenimlerinden tanımaya çalışırdık. Ya da bir ses duymak için ahizeyi kaldırır, fihristten numarayı bulur, tuşlardık. Tabi bunlar geçtiğimiz on yıllarla birlikte de geride kaldı yerini inanılmaz şeyler aldı. Hepsi de ufacık dikdörtgen akıllı telefonlara sığdı. Görüntülü aramalar, ücretsiz mesajlaşmalar yetmedi anlık hikayeler, canlı yayınlar başladı.

En yakın arkadaşlarımızdan hiç tanımadığımız insanlara kadar iletişim kurabildiğimiz sosyal medya ile istediğimiz anları, sevdiğimiz  mekanları, söylemek istediğimiz her konuyu dünyanın öbür ucuna anında iletebiliyoruz. Yanımızda olmayanlarla karşılıklı içebiliyoruz ki bu rakı masasının vazgeçilmezidir. Bilirsiniz o kız bu masaya gelecek naralarını…

Hal böyle olunca günümüz meyhanelerinin yeni trendleri var. O kız bu masaya gelemeyebilir ama o hikayeyi görür, o canlı yayına bağlanır, direkt mesajdan aşkına haykırır!

Peki nedir son trendler?

Swarm’da fotoğraflı check- in atmak

Bulunduğumuz yeri bildirmemize, yakınımızdaki arkadaşlarımızı bulup iletişime geçmemize, eski sevgilimiz hangi mekanlarda kimlerle ne yapıyor diye dedektiflik yapmamıza büyük yardımları olan uygulamadır Swarm. Ayrıca bulunduğumuz mekanı ve yaşadığımız anın fotoğrafını koyabilmemiz de, arkadaşlarımızı çağırmamıza ya da o mekan hakkında izlenimleri bildirmemize, ben burada deli eğleniyorum dememize olanak sağlar.

İçmeye başlanmadan önce selfie çekmek

Oto portre, özçekim, selfie… Seveni de sevmeyeni de çok olsa da hızla yayılan bir akımdan hayatımızın vazgeçilmez parçası haline geldi. Evde, ofiste, sporda, meyhanede nerede istersek orada kendimizi ölümsüz kılmamızı sağlıyor. Konu meyhane olunca, makyajlar bozulmadan, janti beylerimiz saçı başı dağıtmadan birer poz çekmek istiyoruz. Kadehlerin kimlerle ve ne için kalktığını da fotoğrafın altına iliştirmeyi ihmal etmeden.

Masanın storysini çekmek

Story; Takip ettiğimiz kişilerin günlerini nasıl geçirdiklerini görebildiğimiz ve kendi günümüzü paylaşabildiğimiz 24 saatlik ömürleri olan paylaşımlardır. Günümüzü anlatmak bir yana eğlencesinden menüsüne çok özel bir yerde olduğumuzda yemek masasını tüm ihtişamıyla story olarak paylaşmaktan geri kalamıyoruz bu günlerde. Hele bir de bu yer meyhaneyse tek tek tüm mezeleri rakının heybetini, masamızı şenlendirenleri cümle aleme gösteriyoruz.

Hüzünlü şarkılarda canlı yayın yapmak

Bazı anlar var ki fotoğraf karelerine, video çekimlerine sığmıyor. Yaşadığımız o anı herkes bizimle birlikte yaşasın istiyoruz. Kanun inlerken, saz dinletirken efkarlanıyorsak hele de efkar sebebi yanımızda değilse “sen de” dinle demeye getiriyoruz. Tüm gece meyhanede olsak da o masalara bir ömrü sığdırıyoruz neticede.

Masada toplu fotoğraf çekilmek

Rakı masası özeldir. Öyle herkes gelemez. Kurallarını biri yazmadı belki Aydın Boysan’dan uzun uzun dinledik, öğrendik hepimiz. Rakı masasına yaraşır insanlar etrafımızdayken bir hatıramız kalmasın mı? Meyhane gecemiz sonsuzluğa erişmesin mi?

Kadeh tokuştururken boomerang yapmak

Bu da bonusumuz! Kadehleri sen getir götür yapmıyorsun. Bununla yorulmuyorsun. Sağ olsun uygulama kendi başına hallediyor. Kadehler bir defa tokuşuyor ama sen istediğin kadar bahane sıralayabiliyorsun içmek için. Boomerang sayesinde de her dileğin için kendi kendine tokuşuyor. İşte teknoloji kültürümüzün en efsane eğlence kültürüne böyle yansıyor, keyfimizi zirveye çıkarıyor.

Ah bu trendleri kaçırdım! Yaaa tekrar yapmam lazım! Canım çekti! mi diyorsun. O zaman hemen bu akşam için 0537 659 44 40 telefon numarasını aramalı, Camia Meyhane’den bir masa ayırtmalı. Sevdiklerini de bir araya toplamalısın.

Çünkü bizim Camia sevincine, kederine, yaşamına ortak olmayı da geceni eşsiz kılmayı da çok sever.

Bekleniyorsun.

Hayat Gülünce Güzel

Her gün bir şeyler canımızı sıkıyor. İşin stresi, evin işleri, patronun gazabı, arkadaşın tasası, eşin düşüncesizliği ve daha bir sürü şey… Oysa hayatta hep güleceksin. Çünkü hayat güldükçe güzel.

Zaten her şey ciddi. Gazetelerin 3. sayfaları, kanalların haber saatleri, ekonominin durumu, dünyanın gidişatı. Durup düşünmeye, mutluluğu hissetmeye zaman yok mu diyorsun?

O zaman, bahaneler bulacaksın mutlu olmak için. Bir karikatür okuyacak kahkahalar atacaksın. Balkondan sarkan bir sümbülle mutlu olacaksın. Hiç yemediğin bir yemeği tatmaya cesaret edip hazzı yaşacaksın. Bir Latin müziğiyle gerdan kıracaksın.

Hatta işi büyütecek, işin ehline bırakacaksın. Mutfağı da eğlencesi de muazzam Camia’ya 8 Mart Perşembe günü gelecek, hak ettiğin keyifli uzun uzun yaşayacaksın.

Biz de Camia olarak mutlu olmaya mutlu etmeye bir sebep daha bulduk. Hayatta iyi ki var dediğimiz kadınlarımızın gününü kutlamak, onlarla beraber coşmak istedik. Siz de diğer günlerde olduğu gibi 8 Mart’ta da bizimle mutlu olun.

Görüşmek üzere.

İnsan Emektir

Doğumu, büyümesi, okuması, çalışması, yaşaması… İnsanların tüm bu olgular arasında yaşadıkları ayrı ayrı emektir, çabadır. Toplumsal bakış açıları, sistem kuralları ile bazı insanlar daha çok emek sarf etmek zorunda kalırlar. Bu bazen zengin fakir sıfatları ile karışımıza çıkar bazen siyah beyaz tanımlamasıyla bazen de kadın erkek cinsiyet ayrımı ile.

Evet kadınlar tarih boyunca hak ettiklerini savunan, hayat mücadelesinde olan insanlardır. Her 8 Mart’ı kutlamamız da öyle alelade oluşan bir gün değildir.

Tarih 8 Mart 1857. Yer ABD’nin New York şehri. 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları ister ve iş yerleri olan tekstil fabrikasında greve başlarlar. Grevi sonlandırmak için polisler işçilere saldırır ve bununla da yetinmeyip işçileri fabrikaya kilitlerler. Bu olayların arkasından çıkan yangından kaçamayan 129 kadın işçi acı bir şekilde can verir. Haklarını ararken daha çok haksızlığa uğrayan ve hiç hak etmedikleri şekilde hayatlarını kaybeden 129 kadın işçinin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katılır.

Olayın arkasından 53 yıl sonra, Danimarka’nın Kopenhag kentinde gerçekleşen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin bir öneride bulunur. Zetkin’in 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına “8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü” olarak anılması önerisi oy birliği ile kabul edilir.

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. 8 Mart her yıl, kadınların siyasi ve sosyal yerlerinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

DoubleTree by Hilton olarak, kadınların uğradığı haksızlıkları ve neler başarabileceklerini dünyaya duyuran tüm cesur kadınlara teşekkür ederiz.

Yemek Sırası Kimde?

Herkes yemek yapabilir, ara ara yemek yapmaktan keyif de alınır ama gel gelelim yemek yapmak görev halini aldığında, hayatın sorumluluklarına bir de her gün karın doyurma işi eklendiğinde durum değişir.

Aslında mutfakta vakit geçirmekten de zoru bugün ne yemek yapsam sorusudur. Türk mutfağının geniş bir yelpazesi olsa da yıl 365 gün ve bizler 2 ila 3 öğün arası yemek yiyen canlılarız. Her öğün için her gün menü düşünmek, masaya çeşitlilik katmak ve daima lezzetli yemekler çıkarmak ciddi bir mesaidir.

Zaten yemek yapmak ciddi bir iş olmasa bunun okulu, mesleği ve hatta ödülleri olmazdı ama değil mi?

Bu ciddi işte arada bir mola vermek isteriz. Yeri gelir eşimizle, arkadaşımızla, ailemizle inatlaşırız. Kısa çöpü çekmeler, yemeğine tavla oynamalar, taş-kağıt-makas düellosunun sonucuna bel bağlamaya kadar işi götürürüz.

Kaçınılmaz son ise bu yemeği birinin yapacağıdır! Ben birini biliyorum!!!

Bizim Camia yemek yapmayı, yedirmeyi, içirmeyi, kalabalık grupları ağırlamayı sever. İşini ciddiye alır, dünya mutfaklarından seçkin lezzetleri sofralara taşır. O yüzden en iyisi siz kısa çöpü çekmekle, tavlada düşeş gelsin diye dua etmekle uğraşmayın. İster özel bir gün kutlamasında ister İtalya’ya gitmiş gibi hissettirecek bir tiramusu yemek istediğinizde Camia’ya gelin. Ne yemek yapmakla ne sofrayı kaldırmakla uğraşın. Sadece Camia’nın ambiyansının ve leziz yemeklerinin tadını çıkarın.

O zaman hepimize bon appetit…

Kalın battaneyilerin, pencere önü yağmur seyretmenin, film izlemenin ve bol çikolata yemenin mevsimindeyiz. Rüzgarın gücüne güç kattığı havanın her daim griye çaldığı, İzmir’in Ankara’ya öykündüğü zamanlardayız.

Çoğu insan sıcağı seviyor ve kış gelince anı yaşamak yerine geri sayıma başlıyor. Melankoliye bağlatan, depresyona sokan, evden dışarı adım atarken 100 kez düşündüren kış aylarından hızla uzaklaşmak istiyor.

Kapıdan adım attığımız gibi yüzümüze çarpan Balkanlardan gelen soğuk hava dalgasıyla evde kalıyor ve hayattan kopuyoruz. Yeni mekanlardan, etkinliklerden, canlı müzikten, eş dost toplantılarından kendimizi soyutluyoruz. Hal böyle olunca suçu kışa atıp yazı bekler oluyoruz.

Kışın da tadını çıkaracak, evden uzakta ama ev konforunda, pek çok aktivitenin merkezinde olacağınız bir çözümümüz var desek, ne dersiniz? Her mevsim başka güzel, lüks ve konforun buluştuğu DoubleTree by Hilton İzmir Airport ile rutinlere ara verebilir, kışın soğukluğundan etkilenmeden sevdiklerinizle unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz.

Başka bir dünyaya çağıran mimari dizaynı, ödüllü aşçıların hazırlayacağı leziz menüleri, spor ve iyi yaşam alanlarıyla DoubleTree by Hilton İzmir Airport Gaziemir’de sizleri bekliyor.