Aşk Her Yerde

Kalpler, kırmızılar, hediyeler, çiçekler… Her yer aşk. Peki neden aşkımızı haykırdığımız gün 14 Şubat?

Hikayemizin kötü kahramanı Claudius II, Milattan sonra 3. yüzyılda yaşamış olan bir Roma İmparatorudur. Sadece iki yıl imparatorluk yapmış olmasına rağmen bu süre içerisinde ordusuyla birlikte önemli başarılar elde etmiştir. Başarılar kazanmasında belki de en önemli etken, ordusunu güçlendirmek için genç erkeklerin evlenmesini yasaklaması olmuştur.

Aşıkların birbirine kavuşamadığı, kadınların sevdikleri erkekleri savaşa yolladığı, erkeklerin akıllarında bekleyenim var mı sorularının yankılandığı dönemlerde, filmlerde gördüğümüz gibi bir kahraman çıkagelmiştir. Korkusuz kahramanımız Aziz Valentine adlı bir din adamıdır. Claudius’un yasağını tanımayarak gerçek aşkın yanında yer alan Aziz Valentine, gizli nikahlar düzenleyerek genç çiftleri evlendirmiştir.

Sevenler birbirine kavuşuyor, aşk ve iyilik kazanıyor diye sevinirken kötü adamımız Claudius tabi ki rahat durmayacaktır. Bakmak zorunda olduğu bir ailenin olmayışı ile erkekleri askerlik görevi için özgür kıldığına inanan İmparator, kendine karşı gelerek aşık çiftlerin nikahını gizlice kıyan Aziz Valentine’ı 14 Şubat günü öldürür.

Ardında kendine aşık gözü yaşlı bir kadın ve kendine minnet duyan bir halk bırakır. Tabi bir de bu hikayeyi öğrendikçe 14 Şubatı sadece kapitalist düzenin yeni pazarlama karması olmadığını anlayan, Aziz Valentine’i sevgiyle anan bizleri…

Birçok toplumca kabul gören ve kutlanan 14 Şubat Sevgililer Günü’nü siz de sevdiğinizle birlikte kutlamak istiyorsanız DoubleTree by Hilton İzmir Airport’un özel programı tam da size göre. DoubleTree by Hilton İzmir Airport’un ödüllü aşçıları tarafından hazırlanan leziz bir menü, geceyi daha da anlamlı kılacak canlı müzik ve DoubleTree by Hilton İzmir Airport’un şık ve konforlu odaları sizi bekliyor.

Aşkla kalın.

Erkeklerin karın ağrısını, kadınların tatlı bekleyişlerini içeren pozitif ayrımcılığa sahip bir yazı okuyorsunuz şu an. Hani bazı tarihler heyecanlı, mutlu, keyifli ama aynı zamanda streslidirler ya işte tam da böyle bir tarihe yaklaşıyoruz.

Fakat erkekler için bu tarihin iyi bir yanı da yok değil. Asla unutamazsınız! Yıl dönümü, tanışma günü hatta bazen unutulan doğum günleri gibi değil anlayacağınız. Neredeyse tüm dünyanın sahiplendiği, kutladığı, kalplerin, balonların ve çiçeklerin kol gezdiği SEVGİLİLER GÜNÜ yaklaşıyor.

Acaba ne hediye alsam sorusu hem kadınların hem de erkeklerin zihinlerini meşgul ediyor. Klişeye de aklımız kaymıyor değil. Çiçekli, saatli fikirler geliyor aklımıza. (Umarım pelüş ayıları listesine alan yoktur.)

Hediye almak, özel gün organize etmek gerçekten zor bir iş. Karşındakini tanımak, zevklerini bilmek gerekiyor. İhtiyaca yönelik hediyeler turnayı gözünden vurmak olsa da sevgilinizin şaşırma duygusunu harekete geçirmekten çok uzakta kalıyor.

Tabi hal böyle olunca konu iyice zora giriyor, güzel bir an can sıkıcı hale geliyor derdim ama… Kadın erkek demeden hepimizin seveceği klasik ve klas bir önerimiz var sizlere; Camia Restoran’ın Sevgililer Gününe Özel Programı! Ödüllü aşçıların ellerinden çıkan, aşkla hazırlanan efsane bir menü. Yanında Camia Restoran’ın klasikleşen tüm İzmir’in favorisi fasıl ekibi… Yalnız bir uyarı da bulunmak isteriz. Erkenden rezervasyon yaptırmanızı şiddetle öneririz. Çünkü biliyorsunuz gerçek eğlenceyi ve lezzeti arayanların hepsi Camia’da. Siz de Camia’da olmak için hızlı davranın, 14 Şubat’ı unutulmazlarınız arasına alın!

Hayata Yenilik Lazım!

Bu yazı tam bir Sertab Erener şarkısı içerir. Okurken dinlemeniz ilham bile verebilir. 2018’in ilk günlerini yaşadığımız şu zamanlarda da, 2017’nin son günlerinde yaşadığımız gibi yeni bir iş, yeni bir aşk, yine gülecek nedenler aradığımız zamanlardayız. Önümüzdeki 12 ay da hayatımıza yenilikler katmak, rutinimizi bozmak için uğraşacağız.

Spor yapmak, yeni yerler görmek, kitap okumaya başlamak gibi klasik hedefler yeni yıl dileklerimizi süslemişti. Farklılıklar hayat motivasyonumuzu arttırıyor. Her gün geçtiğimiz yollar yerine, başka bir güzergâhtan yürümek bile iyi geliyor insana. Hatta bu tarz bir farklılığı tercih etmek beyni çalıştırarak demans rahatsızlığını önlemek için en etkili yöntemlerden olduğu söyleniyor.

Ufağı büyüğü olmayan keşiflerin, yeniliklerle anları süslememizin ve çeşitlendirmemizin en güzel yöntemlerden biri de yediğimiz yemekler, vakit geçirdiğimiz mekanlar oluyor. Evim evim güzel evim mottosu bazen yerini, bambaşka bir tarzda dekore edilmiş, donanımlı ve hizmet konusunda sınır tanımayan bizi rahat ve mutlu hissettirecek başka bir mekan isteğine bırakıyor.

İşte siz de yenilikleri seven ve rutini bozmak isteyenlerdenseniz, konforu ve lüksü bir araya getiren çizgisi, şık odaları ve geniş hizmet seçenekleriyle DoubleTree by Hilton İzmir Airport deneyimini 2018’de de hayatınıza katmalısınız.

Üstelik DoubleTree by Hilton İzmir Airport’un kolay erişebilir konumuyla yorulmadan, şehirden uzaklaşmadan bambaşka bir dünyanın içinde bulacaksınız kendinizi.

Hayatınızı renklendirmek istediğiniz her an DoubleTree by Hilton İzmir Airport sizin için hazır.

Duyguların Dile Gelmiş Halidir Fasıl

Mutluluk, heyecan, sevinç, üzüntü, endişe, keder, özlem, huzur, tutku… Bizi biz yapan, yaşadıklarımıza anlam katan duygularımız. Gün içerisinde bile yüzlerce kez değişen duygu durumumuzla değişen ruh hallerimiz var.

Hepimiz ruh hallerimize göre seçimler yapıyoruz. Giydiğimiz renklerden izlediğimiz filmlere ya da dinlediğimiz müziklerden yediğimiz yiyeceklere kadar duygularımızdan etkileniyoruz. Bazen yaşadığımız duyguya kapılıp gitmek bazen de o duygudan sıyrılarak daha iyi hissetmeye odaklanıyoruz. Çikolatanın salgıladığı endorfin hormonuyla mutlu olduğumuzu veyahut dinlediğimiz müzikle duygularımızı perçinlediğimizi bilmeyenimiz yoktur.

Müziğin duygularımızdaki etkisinin çikolatadan bile etkili olduğu kabul görmüş bir yargıdır. Bundandır ki müzik uygulamaları bile moodlara (ruh hallerine) göre sekmeler düzenliyor, dinleyicilerine hayatları için kolaylık sağlıyor.

Bu topraklarda ise duyguları ayırmadan, her ruh haline iyi gelen bir müzik-eğlence kültürü var. O kültürün adı; Fasıl. Efkâra da iyi gelir, sevince de yakışır. Kalabalıkla da şahanedir, baş başa keyfi bir başkadır. Çünkü fasıl müziği ince ince sarar ruhu. Ruhumuzdan kalbimize, kalbimizden bedenimize yayılır. Rakı bardağına uzanan el tüm duygulara kadeh kaldırır. Sonrası sohbetin en hatırlısı, mezenin en lezzetlisi, anın en unutulmazıdır…

Meyhane kültürünün İzmir’deki en iyi temsilci Camia Meyhane’de her duygunuza hitap edecek fasıl müziğini ve leziz Ege mezelerini bulabilir, samimi ortamı ve iyi hizmet anlayışıyla mutluluğu en üst seviyede yaşayabilirsiniz.

Camia Meyhane her hafta Cuma ve Cumartesi günleri sizleri bekliyor!

Masaları Süsleyen Sanat; CAM

İnsan eli doğada gördüğü tüm maddelere dokunmuş ve her birini içindeki sanatla birleştirmiş yepyeni bir forma sokmuştur. Camın günümüzde pek çok kullanım alanın olması ve dekoratif ürünler için tercih edilmesi de doğadaki hali yerine insanın camı, ateşle ve hayal gücüyle şekillendirmesinden gelmektedir.

İnsan yapımı cam ilk kez Mısırlılar ve Finikeliler tarafından M.Ö. 2500’lü yıllarda üretilmiştir. Camın bu dönemlerdeki ilk kullanım alanı süsleme yapımında kullanmak adına boncuktur. Bizim tarihimizde ise eski beyliklerden Artuklular zamanında camilerin ve medreselerin yapımında kullanıldığı bilinmektedir. 16. yüzyılda ise cam alanında büyük gelişmeler olmuş ve cam artık evleri, masaları şenlendirmeye başlamıştır.

16. yüzyıldan bu yana özel ve özenli sofraların vazgeçilmesi camdan, kadehlerden karaflara, şerbetliklerden çay bardaklarına kadar pek çok çeşit bardak ve sürahi üretilmektedir. Özel kesimler, ince beller, kristaller derken sayısız tarzda ve desende her türlü soğuk, sıcak içeceğe ve alkole özel cam ürünleri bulunmaktadır. Öyle ki çoğu tüketici içtiği içeceğin tadını bardağın şekline ve cinsine bağlamaktadır. Belki de bu sebeple ülkemizde ince belli bardaktan başkasında çayını yudumlamayanlar vardır. Rakıya has adıyla anılan bardak, şarabın beyazına ayrı kırmızısına ayrı kadeh tasarlanmıştır.

Yemeğin de içmenin de eğlenmenin de kültürünü, inceliklerini bilmek yaşanılan keyif duygusunu arttırır. İnce detaylarıyla şık bir sofrada oturmak, yemeğin ve eğlencenin en iyisiyle buluşmak isterseniz Camia Restoran’a ya da Camia Meyhane’ye bekleriz. Keyfinize keyif katacak Camia Gaziemir’de! Siz nerdesiniz?

Toplumların bilgi ile aydınlatılması ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde önemli rol üstlenerek demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olan basın mensupları; düşünce, anlatım ve haber alma özgürlüğünün en etkin ve etkili aracıdır.

Yaşadığımız günlere tanıklık ederek, bunları bizlere ve gelecek nesillere aktaran gazeteciler dünyanın daha yaşanabilir hale gelmesi için var güçleriyle çalışmaktadırlar. Tarafsız, doğru ve özgür haberler yazmak için kullandıkları kalemleri ile toplumsal bilinçlenmeye katkıda bulunarak demokrasi standartlarının yükselmesini de sağlamaktadırlar.

Ekonomiden siyasete, kültürden edebiyata, spordan sanata kadar hayatın her alanından bizleri bilgilendiren gazeteciler zor şartlarda çalışarak habere ulaşmaktadırlar. Ayrıca haberleri doğru, tarafsız ve hızlı şekilde halka ulaştırmak için büyük çaba sarf etmektedirler. Büyük emek ve sorumluluk içeren bu ulvi mesleği icra eden gazetecilerimizin haklarını korumak ve çalışma koşullarını iyileştirmek için düzenlenen 212 sayılı yasa 10 Ocak 1961’de yürürlüğe girmiştir. Ülkemizde 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü olarak anılmakta ve kutlanmaktadır.

DoubleTree by Hilton olarak, objektif, toplumsal değerlere saygılı, kişisel hak ve özgürlüklere duyarlı olan demokrasinin vazgeçilmezi Basın Mensuplarımızın çalışma şartlarının iyileşmesini ve kalemlerinin daima özgür olmasını temenni ediyoruz. Tüm gazetecilerimizin, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günüʹnü kutlar, çalışma hayatlarında başarılar dileriz

Nasıl Başlarsan Öyle Devam Edersin

“Her başlangıç önemlidir”

 

Hayatımız boyunca, her başladığımız işte düşündüğümüz şey hep aynıdır; “Nasıl başlarsan öyle devam eder!”. İlk kim, ne zaman söylemiş bu sözü kimse bilmiyor ama öylesine içimize işlemiş bir doktrin oldu ki bu cümle, ilk adımı kötü attığımız hiçbir işe devam edemez olduk. Hep bir aksilik bekleyip kötüye gideceğini düşündük, tabi ki güzel başlayan her şeyin güzel devam edeceği ve güzel biteceği de bir yandan içimize işledi. Hal böyle olunca da başlangıçlara hep önem verdik.

 

Şimdi ise önümüzde yine yepyeni bir başlangıç var, 2018… Yaşadığımız tüm güzellikleri içimize sindirip, olumsuzlukları bir nefeste unutabileceğimiz ve taze umutlarla merhaba diyebileceğimiz güzel bir yıl. Tabi ki yeni yıl demek yeni bir başlangıç da demek bir taraftan. Ve aklımızda yine aynı söz var; nasıl başlarsak… Bu yüzden herkes yeni yıla nasıl gireceğine dair planlar yapmaya başladı bile. Kimileri aileleriyle evlerinin sıcak ortamında, kimileri sevdiği dostlarıyla ve akrabalarıyla ya da sevgilisiyle baş başa romantik bir başlangıç yapma hazırlığında yeni yıl için.

 

Planlar nasıl yapılırsa yapılsın önemli olan hep iyi başlamak nasıl olsa. Bu nedenle düşünmemiz gereken ilk şey yeni yıl için iyi bir başlangıcın nasıl olduğu? Güzel bir hoşça kal ardından gözlerimizi eski yıla kapatacağımız ve açtığımızda bir anda takvimdeki rakamların tamamen değiştiği bir günde nasıl bir yerde olmak istediğimiz.  Telefonumuzun ekranında 01.01.2018 yazarken, gözlerimizin hangi manzarada olduğu bütün yılımızı etkileyecek bir başlangıç…

 

Bu manzara için pek çok alternatif var, dünyanın en özel köşeleri, mesela kuzey ışıkları ya da Himalayalar’da yeni yıla “Merhaba” diyebiliriz. Fakat eğer şehrimizden bu kadar uzağa gidemiyorsak ya da tatilimiz yalnızca bir iki gün ile sınırlıysa o halde lüksün ve konforun birleştiği özel alanlar da bizim “İyi bir başlangıç” yapmak için tercih edebileceğimiz yerler arasında.

 

Bünyesinde barındırdığı Camia Restoran – Meyhane’de organize edilen, benzersiz yılbaşı kutlamasının ardından DoubleTree By Hilton İzmir Airport’un, farklı konseptlerle oluşturduğu odaları, kahvaltı hizmetleri, oda servisleri ve yılbaşına özel süprizleri size İzmir’de yaşayacağınız en iyi başlangıçlardan birini sunmak için bekliyor olacak. Uluslararası bir marka olmanın getirdiği kültürü, her ayrıntısı incelikle düşünülmüş odaları ve olanakları ile DoubleTree By Hilton İzmir Airport konumu ile şehir içi ve şehir dışından gelecek tüm misafirlerin ortak noktası olma lüksüne de sahip.

 

Her anlamda sizi tatmin edecek 1 Ocak sabahına gözlerinizi açacağınız yerin bütün yılınızı etkileyeceğine inanıyorsanız bizce en doğru yeri zaten siz de biliyorsunuz.

Bazı Tercihler Anı Özel Kılar

Hayatımız boyunca pek çok karar veririz. Kimileri anlık, kimileri uzun düşünceler ve araştırmalar
sonucunda olur. Bazıları sadece bir günümüzü etkilerken bazıları uzun zaman izlerini bizimle birlikte
yaşatır. Örneğin mesleğimiz, yapacağımız iş ya da seçeceğimiz üniversite… Bize hayat boyu
yürüyeceğimiz yolu gösterir. Bu nedenle uzun uzun düşünür, her ayrıntıya dikkat ederek veririz bu
kararları.
Bazı kararlar ise bütün hayatımızı etkilemese de uzun zaman akılda kalacak güzel bir anıyı oluşturmak
için olur. Bir bayramı ya da yılbaşını nerede geçireceğimiz mesela… Öyle bir yer olmalıdır ki bütün yıl
boyunca, hatta sonraki yılbaşlarında bile hatırlayıp gülümseyebilelim. Anısı bizimle yıllar boyunca
yaşasın. Tabi ki böyle bir kararı vermek için de en doğru yeri bulmak ve bize sunduklarını görmek
gerekir.
İzmir’in en seçkin restoranlarından biri olan Camia Restoran da bu önemli kararı verebilmeniz için bu
yılbaşı yine kollarını sıvıyor. Zengin menüsünde barındırdığı serpme mezelerden Ege
zeytinyağlılarına, lezzetli ara sıcaklardan tatlılara her damak tadına hitap eden, yerli içkinin limitsiz
ikram edildiği yılbaşı programında ana yemek için de geceye özel pişirilecek leziz kestaneli iç pilavlı
hindi tandırla damaklar için tam bir şölen hazırlanıyor.
Yalnızca damağınıza hitap etmeyecek olan özel gecede, leziz menüsünün yanı sıra hazırlanan özel
yılbaşı balo programı da dopdolu. Camia’da eğlenceli dakikalar Kanun Efendisi Çılgın
Cihan&Profesyonel Ekibiyle başlayacak, DJ Alex’in 2017 Hitleri ve Oryantal Show ile yılbaşı gecesinin
coşkusunu zirveye taşıyacak.
Ve siz bütün bir yıl boyunca tek bir geceyi hatırlayacak ve “Nasıl başlarsam yıla öyle devam eder”
sözünden yola çıkarak harika bir yıl yaşamak için ilk adımı en özel şekilde atmış olduğunuza
inanacaksınız.

Dünyada sıklıkta tüketilen fakat ülkemizde bir gelenek haline gelmeyen hindi, yılbaşı sofralarımız için
hala tercih edilen tatların başında gelir. Nar gibi kızarmış dışı, iç pilav ile eşsiz hale getirilmiş içi ile
yılbaşında sofranın tam ortasında tüm heybetiyle durur. Fakat geleneksel mutfağımızın dışında bir
lezzet olmasından dolayı genelde hep aynı soru ile karşılaşırız “İyi bir hindi nasıl yapılır?”
Aslında klasik tarifi her yerde bulunabilen hindi için asıl önemli olan püf noktalardır. Bunları bildiğinizde
başarılı bir hindiyi sofranın ortasına koyup sonra kabarmış göğsünüzle eserinize bakabilirsiniz.
Hindi konusunda ilk bilmeniz gereken, bir doktor edasıyla yaklaşmanız gerektiğidir. Ciğer boyun gibi
kısımlarını da ayrı ayrı pilav yaparken ya da kızartırken kullanabileceğiniz hindiyi pişirmeye hazır hale
getirene kadar bu kısımları özenle çıkarmanız gerekir.
Hindiyi pişirmeye hazır hale getirdiğinizde ise, önce biraz şefkat ve ilgi göstermeniz gerekir. Önceden
ısıtılmış bir fırın ve marine edilmiş bir hindi. Tereyağı ve zeytinyağı yanı sıra limon suyu, kızarmasını
ve derinin gerilmesini sağlayacak tuz, hindiye renk ve tat vermesi için arzuya göre bir parça bal,
domates salçası ve hardal kullanmayı tercih edebilirsiniz.
Yılbaşı sofralarının aranılan tadı kestaneli iç pilavı ayrı olarak hazırlayıp, fırında pişen hindiyle servis
edebileceğiniz gibi diri bir halde hazırladığınız iç pilavı hindinin iç kısmına doldurduktan sonra kendi
suyunda fırında pişirebilirsiniz.
Tabi hazırlıktan sonra ortalama 5 kilo bir hindi için fırınınızın 3, 3 buçuk saat çalışması da gerekecektir.
Bütün bu hazırlıktan sonra ise afiyetle yiyebileceğiniz bir hindiye sahip olabilirsiniz.
Fakat bütün bunlar size biraz meşakkatli geliyorsa İzmir’in en gözde restoranlarından biri olan C A M !
A Restoran size bu yılbaşında da, damak zevkinize hitap edecek, leziz kestaneli iç pilavlı hindi tandırla
unutulmayacak bir tat sunacak. Bütün yıl en leziz yemekleri en usta aşçıların ellerinden size sunan C
A M ! A Restoran, yılın ilk günü de bu geleneğinden vazgeçmeyecek.

Ve Yasa Der Ki, Her İnsan Eşittir.

İnsanlık tarihi yüzyıllar boyunca pek çok savaşa tanıklık etmiştir. Pek çok kanlı leke geçmişin karanlık sayfalarında yerini almış, milyonlarca masum, korumasız insan haksızlığa uğramıştır. Yönetimler ya da düşmanlar insanlara, insana yakışmayacak muamelelerde bulunmuş ve haklarını ellerinden almıştır. Bu utanç tablosu savaş zamanlarında daha da belirgin hale gelmiş ve savunmasız bireyler haklarını arayacakları bir merci olmaksızın bu çaresizliğin içerisinde kalmışlardır.

Fakat modern birey ve modern devletler bu utanç tablosunu değiştirmek, insanlara hak ettikleri hakları savunacak bir merci yaratmak adına tarih boyunca girişimlerde de bulunmuşlardır. Bu girişimlerin en son ve kalıcı meyvesi ise büyük kıyımların yaşandığı İkinci Dünya Savaşı sonrası Birleşmiş Milletler tarafından atılmıştır.

Tarih 10 Aralık 1948’i gösterdiğinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ni” onaylamış ve yürürlüğe sokmuştur. Kurulun bildirgeyi yayınlarken yaptığı açıklama ise tarih boyunca yapılan bütün hak ihlallerine bir gönderme yaparak; “İnsanlık ailesinin bütün üyelerinde bulunan haysiyetin ve bunların eşit ve devir edilemez haklarının tanınması konusunun, hürriyetin, adaletin ve dünya barışının temeli olmasına, insan haklarının tanınmaması ve hor görülmesinin insanlık vicdanını isyana sevkeden vahşiliklere sebep olmuş bulunmasına, dehşetten ve yoksulluktan kurtulmuş insanların, içinde söz ve inanma hürriyetlerine sahip olacakları bir dünyanın kurulması en yüksek amaçları olarak ilan edilmiş bulunmasına, insanın zulüm ve baskıya başkaldırmasının mecbur kalmaması için insan haklarının bir hukuk rejimi ile korunmasının bir ihtiyaç olmasına, uluslararasında dostça ve kardeşçe ilişkiler geliştirilmesine önayak olmasının bir ihtiyaç olmasına, Birleşmiş Milletler halklarının, antlaşmada, insanın ana haklarına, insan şahsın haysiyet ve onuruna, erkek ve kadınların eşitliğine olan inançlarını bir kere daha ilan etmiş olmalarına ve sosyal hayatı ilerlemeyi kolaylaştırmaya, daha geniş bir özgürlük içinde daha iyi şartlarda bir hayat kurmaya karar verdiklerini açıklamış bulunmalarına, üye devletleri, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ile işbirliği ederek insan haklarına ve ana hürriyetlerine bütün dünyada gerçekten saygı gösterilmesinin korunmasını garanti etmiş olmalarına, bahsi geçen bu hak ve özgürlüklerin herkesçe aynı şekilde anlaşılmasının yukarıda belirtilen koşulların yerine getirilmesi için son derece önemli bulunmasına göre, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından belirtilen bu koşulların genişletilmesi, ülkeler arasında uygulanması ve tedbirlerin alınmasını garanti ederek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesini ilan eder.” sözlerini taşımıştır.

Türkiye 6 Nisan 1949’da bildirgenin altına imza atarak, insan haklarını ve bu hakların kanunların üzerinde bağımsız bir kurum tarafından korunmasını onaylamıştır.

Kısa sürede pek çok ülke tarafından kabul edilen bildirgenin 69. yılında hala dünyanın çeşitli yerlerinde insanca yaşama hakkından mahrum olan insanların olduğu gerçeği ise, tarihin kolay kolay değişemediğinin ve hala İnsan Haklarını korumak için yürünmesi gereken uzun ve çetrefilli bir yolun olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Tüm çalışanlarına “İnsan olma onuru” çerçevesinde yaklaşan DoubleTree By Hilton İzmir Airport olarak, yaşam şartları ne olursa olsun bu ilkemizden vazgeçmeyeceğimizin altını bir kez daha çizerek Dünya İnsan Hakları Gününü bu kısa tarihçe eşliğinde kutlarız.