Kışın En Sağlıklı Sebze Yemekleri

Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde dengeli ve sağlıklı beslenmek sağlığımız için önemlidir. Havanın birden soğuduğu bu zamanlar, hastalık mevsimidir aynı zamanda. Mineral ve vitaminler bağışıklık sistemimizin en elzem yardımcılarıdır.

Peki, bizler kışın nasıl beslenmeliyiz? Öncelikle, kış sofralarının vazgeçilmezi, midemizin dostu sıcacık çorbalar! Hasta olduğumuz zaman annelerimizin yaptığı tavuk suyu çorbası, bütün yemeklerin yanına yakışan tarhana çorbası, düşük kalorili yemeklerin imdadına koşan mercimek çorbası… Sayarak bitiremeyeceğimiz çeşitlikte olan çorbalar, hem çok lezzetli hem de sağlığımız için çok sağlıklı olması nedeniyle kışın bizler için baş tacı.

Gelelim kışın yiyebileceğimiz sebze yemeklerine. Pırasadan karnabahara, lahanadan kerevize pek çok sebze kış sofralarının vazgeçilmezidir. Sebze yemeği bize hitap etmiyor, akşam yemeğinde sebze hafif geliyor diyenler için de güzel tarifler var. Belki de daha önce fırında beşamel soslu karnabaharı denemediniz. Ya da sosa bulanmış çıtır çıtır kızaran karnabahara hiç denk gelmediniz. Ispanağın sadece yemeğinin olduğunu düşünenler, sizler için de güzel tarifler var. Ispanaklı börekten boraniye, ıspanak toplarından ıspanak çorbasına kadar geniş bir kullanımı var. Ispanak deyip geçmeyin efendim, keki bile var. Gelin sebzelerin biraz hakkını verelim. Biz yemesine yiyoruz da bizim çocuk yemiyor diyenler, tabi ki sebze yemeği sevmeyen minikleri de unutmamak gerek. Onlara sebzelerin en güzel halini yedirmeye ne dersiniz? Sebze köftesini belki de seveceklerdir. Ya da beşamel soslu brokoli? Evet, evet minik yeşil ağaçları haşlayıp, soslayıp fırına atarak minik bünyeleri brokoli sevdalısı yapmaya ne dersiniz?

Kış yemekleri deyince akıllara en çok gelen yemekler tabi ki kuru bakliyatlar. Kuru fasulye, pilav ve cacık olan sofranın tadı bir başkadır. Nohut, mercimek, bulgur, barbunya çoğumuzun hayır diyemediği, hem doyurucu olması hem sağlıklı olmasıyla kalplerimizi kazanan kuru bakliyatlar familyasındandır.

Yazı kışı olmayan, her mevsim sofralarımızı zenginleştiren et ürünleri en sevilen yemekler arasında. Mangalda, ızgarada, tencerede, fırında… Nerede pişerse pişsin ayrı bir lezzet şöleni olan et ürünleri beslenme alışkanlığımızın içinde olması gereken bir besin öğesi aynı zamanda.

İzmir’de seçkin restoranlar menülerini hem kışa hem de yöresel mutfaklara göre hazırlamaktadırlar. DoubleTree By Hilton İzmir Airport içinde bulunan Camia Restoran’da kışın en sağlıklı ve damak zevki en yüksek tatlarını sizler için sunan, nezih bir ortamda günün her saatine uygun menüler bulabileceğiniz restoranların başında gelmektedir. Siz de günün herhangi bir saati kışa uygun, hem besleyici hem de tadının damağınızda kalacağı bir öğün istiyorsanız Camia’daki yerinizi ayırtmayı unutmayın.

Kışın En Sağlıklı Sebze Yemekleri

Çoğu insan için yemek ayrı bir keyiftir. Hele ki damak tadına uygun bir menü varsa, yemek ayrı bir ritüel haline gelir bir anda.

Bu keyfi arttırmak ve geliştirmek için de farklı lezzetler arayışına gireriz. Farklı lezzetler de, farklı kültürlerden gelir ve her bir tarif aslında kendi kültürünü anlatır. Örneğin aradığınız lezzet doyurucu, lezzetli ve çabuk hazırlanabilir bir şeyler olsun isterseniz, hızlı adımların yeri olan Amerika’nın yine hızlı ve ayak uydurulması zor temposunun bir getirisi olan, muhteşem bir hamburger sizin için ideal bir seçenek olabilir. Ya da bol baharat sevenlerin ve hatta yemeklerinde acısız yapamayanların tercihi olabilecek, Meksika kültüründen doğmuş ve yayılmış olan özel sos ve baharatlarla hazırlanmış bir kaç farklı lezzetler sizleri farklı kültürlere taşımaya yetecektir.

Belki de beklediğiniz şey Avrupa’nın farklı kültürlerinden gelen bir şeylerdir… O halde sizin için en uygun seçenek İtalyan mutfağı olur. Nefis mozzarella peyniri eşliğinde harika bir makarna ve üzerinde yine aynı topraklardan gelen baharatlar ve soslar ile unutulmaz bir deneyim olacaktır. Belki bunların dışında Ege’nin eşsiz zeytinyağlıları ile bezenmiş denizin iki yakasından birini de tercih edebilirsin.

Fakat tüm bu lezzetleri yerinde tatmak modern dünyanın bireyleri için çok zor olabilir. Dünyayı gezmek hepimizin hayalidir fakat dünya mutfaklarını tatmak için bu hayalin gerçek olmasını beklemeye de gerek yoktur. Bütün bu lezzetlerin ve fazlasının doğru adresini bulmak önemli noktalardan biridir ve Camia restoran, bu kültürleri ve menüleri, layığıyla ve hakkını vererek, kültürüne yakışır lezzetle ve şık sunumla sizlere ulaştırabilecek doğru adres olabilir. Bir gün yolunuz düşer ve kültürel farklılıkların, farklı lezzetlerini deneyimlemek isterseniz, Camia restoran sizler bekliyor olacaktır.

Başarıyı Getiren Toplantılar İçin

İş hayatında, temeliniz ve iş tanımınız ne olursa olsun, en önemli adımlardan biri çalıştığınız iş üzerinde yapılan toplantılardır. Gerek tasarım, gerekse yatırım dallarında en verimli ve işlevsel zamanlar toplantı zamanlarıdır. Çünkü, ilgilendiğiniz alan ne olursa olsun, en büyük amacınız ve hedefiz, karşınızdaki kişiyi anlayabilmek ve onu gerektiğinde ikna edebilmektir. Başarılı bir iş hayatı, başarılı iletişimden geçer ve başarılı iletişimde doğru adres önemlidir.

Bütün bunlar doğrultusunda bakıldığında kaliteli ve işlevsel bir toplantı salonu bazen düşünüldüğünden çok daha önemli olabilir. Doğru tercihler, başarıyı getirir. Bu yüzden toplantınızı gerçekleştireceğiniz salondan beklentileriniz ve o salonun bu beklentileri karşılayıp karşılamayacağı noktası gözden kaçırılmamalıdır.

Peki, bir toplantı salonu nasıl olmalı?

Kullanışlı ve tercih edilmesi gereken bir toplantı salonu farklı amaçlarla kullanılabilmelidir. Aynı salonda, iddialı bir araba lansmanı düzenleyebiliyorken, yine o salonda şık ve gösterişli bir iş yemeği verebiliyor olmalısınız. Ya da kayda değer, uluslararası bir bayii toplantısı düzenlerken misafirlerinizin konforunu sağlayabiliyor olmalısınız.

Teknolojiyi ve teknolojik donanımları içinde barındırıyor olması da önemli tercih sebeplerinden biridir bir toplantı salonu için. Çünkü, kaliteli ve başarılı sunumlar, toplantıyı daha verimli kılar. Diğer bir deyişle, teknoloji beraberinde başarıyı da getirir de diyebiliriz.

Misafirlerimiz bizim için kıymetlidir. Onların konforları, istekleri ve ihtiyaçları önemlidir ve hepsi eksiksiz giderilmelidir. Toplantı esnasında dikkatlerini dağıtacak ve odağı azaltacak her şeyi en aza indirgemek gerekir ki başarı beraberinde gelsin. Dolayısıyla eksiksiz hizmet, bizim için iyi bir toplantı salonunda bulunması gerekenlerin başında gelir.

Biz biliyoruz ki, misafirlerimiz her zaman bulunduğumuz konumda, bizimle aynı şehir veya ülkede olmayabilirler. Bu sebepten onların rahatı ve konforu için, toplantı salonunun geldikleri havaalanından çok uzakta olmaması gerekir ki yorgunluklarını bir nebze de olsa azaltabilelim ya da dindirebilelim. Ne de olsa toplantımızda yorgun bir misafir bizim dinamiğimizi de azaltma potansiyeline sahiptir. Bütün bu özelliklerin hepsini içinde barındıran toplantı salonları bulabilmek ve uygunluğunu sağlayabilmek her zaman kolay olmuyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde, DoubleTree By Hilton İzmir Airport, bir toplantı salonunda olması gereken tüm özelliklere sahip salonları ile İzmir’de misafirlerini beklemektedir.

Tek Bir Adım Her Şeyi Değiştirir

Hayatımızda bazı dönüm noktaları vardır. Bizi biz yapan, şuanda olduğumuz kişi olmamızı sağlayan noktalardır bunlar. Hiç bir şeyin tesadüf olmadığına bizi zaman içinde inandıran anlardan ibarettir bu dönüm noktaları.

O gün orda olman gerektiğine, o kişiyle tanışman gerektiğine, o yolculuğa çıkman gerektiğine ve bütün bunların bir sebebi olduğuna, boşuna olmadığına inanırsın. Zamanla anlarsın ki, attığın bir adım bile bir çok şeyi değiştirebilir ve bir sebebi vardır.

Bazen de ulaşamadığımız ya da hiç bir zaman ulaşamayacağımızı sandığımız gerçekler vardır, elde etmek isteyip edemeyeceğimizi düşündüğümüz. İşte o zaman, pes etmek fikrini bir kenara bırakıp bir merdiven dayamalı o hedefe. Ve tırmanmalı tek tek her basamağını, hiç korkmadan ve sonunu hayal ederek. Ancak o zaman attığın adımların, merdivenin ve koyduğun hedefin bir anlamı olur. Bütün bu fikirler ışığında ve bilincinde, Camia Restoran iç içe barındırdığı farklı mekanlarıyla size güzel kapılar açar. İki farklı mekanı içinde barındırır ve alt katında muhteşem lezzetler eşliğinde sakin bir yemek imkanı sunarken, üst katında bildiğimiz ve sevdiğimiz fasıl müzikleri eşliğinde yemek keyfinizi, eğlenceli dakikalarla bütünlemeyi hedeflemiştir. Bu eşsiz deneyim için ise tek bir merdiven ve bir kaç adım yeterlidir. 

İçinde barındırdığı iki farklı dünyasında size farklı kapılar aralayan Camia Restoran, bir çok açıdan tercih edilme sebebine sahip. Bir yandan kulaklarınızın pasını silmeyi vaat ederken, öte yandan damak tadınıza mutlaka hitap edecek yemeklerin hoş sunumlarını göz ardı etmiyor. Camia Restoran çatısı altında farklı mutfaklardan, farklı lezzetler, şık servislerle birleştiğinde görsel şölen haline geliyor ve size sadece bu güzel dakikaların, hoş sohbetin ve müziğin, şık sunumların ve lezzetli yemeklerin tadını çıkarmak kalıyor.

Hayallerinize Bir Adım

Seyahat bir tutkudur. Seyahat bir yaşam biçimi, bazen de zorunluluktur. Yeri geldiğinde bulunduğun ortamdan uzaklaşmak, yeri geldiğinde mecburi iş yolculuklarıdır. Bazen yurtiçi, bazen yurtdışı uçuşlarıdır seyahat. Seyahat, evinden uzaklaştığında, onun sıcaklığını ve güvenini aramayı getirir beraberinde. Bu yüzden öncesinde hazırlık gerektirir, araştırmak gerekir. Kendini güvende hissetmek için kaliteli bir konaklama ve sıcak bir ortam sağlamak gerekir.

Farklı kültürlerin, yüzünü göstermesidir yeni insanlara ya da hep daha çok öğrenmektir. Sınırı, sonu olmayan bir öğrenme biçimidir seyahat. Dünyanın senin olduğunun ispatıdır, sen onu keşfettikçe.

Hep daha fazlasını istemek ve daha fazlası için attığın her adımın paha biçilemez değeridir aslında. Yüzyıllardır süregelen en büyük soru işaretidir ‘‘ Çok gezen mi bilir, çok okuyan mı? ’’ sorusu. Çok gezmektir bilmek, öğrenmek.

Gördüğün, duyduğun her şeyi yerinde tatmak, yerinde gözlemleyip deneyimlemektir. Bazen korkularını yenmek için bir kaç adım atmak gerekir. Bir dili en iyi yerinde öğrenirsin. Bir kültürü en çok o kültürün ait olduğu yerde içine sindirebilirsin. Birini anlayabilmek için onunla aynı geçmişten geliyor olmak gerekmez, onun değerlerini bilmeli. Bunun için de seyahat etmeli.

Bütün bunlar olup biterken kendi değerlerinden vazgeçmemek gerekir. Beklentileri azaltmak değil, onlara sahip çıkmak gerekir. Evindeki güler yüzü bulabileceğiniz insanları arar gözleriniz ve aynı huzuru, sakinliği ararsınız. Güvenli bir ortam, lezzetli yemekler ve kendi evinizin rahatını ararsınız. Aradığınız her şeyi bulduğunuzda da unutulmaz anlara ilk adımı atmış olursunuz.

Hayalinizdeki seyahatin bir parçası olmak, unutulmaz anlarınıza ilk adımı atmanızda bir rol oynamak ve beklentilerinizi karşılayabilecek konaklamayı size sağlayabilmek adına çalışan, bu güveni ve sıcaklığı sizlere sağlayabilecek konaklama noktalarını bulabileceğiniz çeşitli yerler, farklı şehir ve ülkelerde, farklı noktalarda mevcut. İzmir’de ise DoubleTree By Hilton İzmir Airport hem iş gezileri hem de İzmir’i tanımak için yapılan seyahatlerde, konumu, konforu ve evinizin sıcaklığında bir ortamı sunarak tercih edebileceğiniz yerlerin başında gelmektedir.

An’dan Keyif Alacağınız Tercihler İçin

Zamanın ne kadar hızlı aktığını, aslında fark etsek de etmesek de ne kadar hızlı yaşadığımızı ve bu hızın içinde nasıl kaybolup gittiğimizi bir çoğumuz, çoğu zaman fark edemiyoruz. Sırf bu yüzden, bu kayboluşun içinde bizimle birlikte neleri kaybettiğimizi de göremiyor ya da farkına varamıyoruz. En son ne zaman gerçekten kendimize zaman ayırdık, ne zaman sevdiklerimizle, onların hoş sohbetlerinin tadını çıkardık hatırlamıyoruz belki. Halbuki hayatın tadını çıkarmak, keyif almak ve eğlenmek bizim de hakkımız, biliyoruz.

Bütün bu yoğunluğun, koşturmanın içinde bir dost meclisinin sıcak sohbetini en son ne zaman tattık belki hatırlamıyoruz bile. İşte tam da bu noktada ‘‘Neden meyhane?’’ ya da ‘‘Neden Camia Meyhane?’’ sorusu devreye giriyor.

Aslında çok fazla şeye ihtiyacımız yok. Biraz samimiyet, biraz hoş sohbet, rahat bir ortam ve bir kaç dost. Bir de zengin bir menü bütün bu güzelliklere eşlik ederse, eğlendiğimizin farkına varmamak için bir sebep kalmıyor ve derin bir nefes alabiliyoruz. Tek ihtiyacımız olan da ‘‘Neden Meyhane?’’ sorusunun cevabı da bu. Zengin ve lezzetli bir menüyü, sıcak bir ortamı ve samimiyeti, iyi müzik eşliğinde tüm içtenliğiyle sunan, size sadece dostlarınız ve ailenizle bütün bunların tadını çıkarmak kalıyor. Çünkü ağzınızın tadı hem hoş lezzetlerle hem de keyifli sohbetler yerine gelir.

Sonuç olarak, herkesin bir molaya, gerçekten nefes aldığını hissetmeye ve geçirdiği zamandan keyif almaya ihtiyacı var. Herkesin kendi hikayesinin ana karakterinden sıyrılıp, başkalarının hikayesindeki yan rollerine girmeye ihtiyacı var. Bu fırsat ve mola yeri de ‘‘Camia Meyhane’’ de var. Hayatınıza bir virgül koyun ve biraz nefes almayı unutmayın.

Sonbahar’da Tatil Başkadır

Yaz aylarında tatil şehirleri dolup taşar, insanlar denize yakın şehirlerde hem lüks, hem de uygun ücretleri olan otelleri tercih ederken pek çok kriteri aynı anda düşünür ve planlar. Ancak herkes yaz aylarını tatil yapmak için kullanamaz. Bir firmada izin alma işini son ana saklayan, ya da yaz döneminde yoğunluktan dolayı izin alamayan, işini bırakamayan insanlar için Sonbahar ayları tam anlamıyla bir teselli gibidir. Güney ikliminin hakim olduğu şehirler ve bu şehirlerde hizmet veren DoubleTree By Hilton İzmir Airport gibi lüks ve konforlu oteller sonbahar aylarında tatilcilerin yoğun ilgisiyle karşılaşmaktadır. Tatil için İzmir gibi büyük şehirleri seçen ancak Çeşme, Karaburun gibi denize sıfır yerler yerine şehrin içinde ulaşıma ve şehrin diğer güzelliklerine de yakın bir tatil isteyenler için çok cazip bir seçenektir bu oteller.

Peki Sonbahar’da tatil yapmak gerçekten bir teselli midir? Yoksa çok bilinmeyen ya da göz ardı edilen avantajları da var mıdır?

Öncelikle sonbaharda tatil yapmak kesinlikle yalnızca bir teselli değildir. Sonbaharla birlikte hem tatil bölgeleri hem de oteller sakinleşmeye başlar. Bir tatilin olmazsa olmazları olan yürüyüş, yüzme ve gezmek artık daha keyifli hale gelecektir. Otelde yemek, plajda ise şezlong kuyruğuna girmekten bıkanlar için sonbahar bir teselli değil şahane bir seçim olacaktır. Diğer bir taraftan, deniz suyu ısınır, hava sıcak olur, ancak sıcak hava yaz ortası gibi sizi kavurmaz. Böylece güneşin zararlı ışınlarından da kurtulmuş olursunuz.

Mekan ve gezi seçimleri için de Sonbahar ayları aslında daha avantajlıdır. Yaz aylarında boş masa bulamayacağınız, hatta rezervasyon için bile günler öncesinden aramanız gereken mekanlar, nispeten daha boş olacağı için memnuniyetle size en çok tercih edilen masalarını sunacak ve hizmet ederken kendinizi özel hissetmenizi sağlayacaklardır. Bir diğer yandan hem otel hem de eğlence yerlerinde, şehrin içinde ve turistlik bölgelerde fiyatlar yaz aylarına göre daha normal seviyelere çekilir, böylece sıcaktan bunalmadığınız gibi hesaptan da bunalmazsınız.

Son olarak sonbahar tatiline havayolu ile gelip DoubleTree By Hilton İzmir Airport gibi hem ulaşım hem de konaklama açısından mantıklı bir tercih yapmış olsanız da şehrin yaz trafiğinden de kurtulmuş olursunuz.

Bütün bu nedenleriyle bir kez daha düşündüğünüzde Sonbahar’da tatile çıkmak belki size yazın alamadığınız iznin üzüntüsünü de unutturacaktır. Bu nedenle İzmir gibi bir tatil şehrine gelmek istiyorsanız ulaşımı ve kaliteyi göz önünde bulundurarak seçimlerinizi yapmayı unutmayın.

İnsanların savaş, terör, çatışma, kaynakların yetersiz olması gibi çeşitli nedenlerden yaşadıkları yeri değiştirerek göç etmelerinin en zorlu savaşını çocuklar vermektedir. Çocukların fiziksel ve ruhsal gelişim aşamasında olmaları, henüz kendilerini koruyabilecek yetide olmamaları göç sürecinden en çok etkilenen kesim olmaları sonucunu da beraberinde getirmektedir. Zayıf ve savunmasız olan çocuklar, göç ile birlikte hastalık, sakatlık, şiddet, istismar gibi hak ihlallerine maruz kalmaya daha açık hale geliyor. Bu çocuklar göç süresince, belirsizliğin verdiği kaygı, yaralanma ihtimali, yetersiz gıda, yetersiz çevre koşulları, sevdiği bir insanı kaybetme gibi sorunlarla baş etmek durumunda kalıyor.

Göçmen çocukların ne yazık ki göç ettikleri ülkeye yerleştiklerinde de baş etmeleri gereken sorunlar bitmiyor. Hak ettikleri ücretleri alamamalarına rağmen bu çocuklar çalışmaya mecbur bırakılıyor. Göç ettikleri ülkenin dilini bilmemeleri, onları, hak ihlallerine karşı kendilerini savunma becerisinden mahrum bırakıyor. Bu çocuklar yetilerinin çok üzerinde bir yükü taşımak zorunda bırakılıyor. Birçok göçmen çocuk yetersiz koşullarda hayatta kalma mücadelesi veriyor. Çoğu zaman göç ettikleri ülkenin sağlık hizmetlerinden, eğitim olanaklarından, sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanamamaları, onları istismara daha açık hale getiriyor. Bunların yanı sıra bu çocuklar çoğunlukla toplum tarafından oluşan ön yargı ve ayrımcılığa maruz kalıyor, bu onların yaşam mücadelelerini daha da zorlaştırıyor.

Başka bir deyişle göçmen çocuklar, göç ettikleri ülkenin kültürünü, yaşam şartlarını, lisanını, sosyal yaşantısını öğrenmeye çalışırken, çocukluk yaşayamıyor ve bu göç süreci onlarda bedensel ve ruhsal derin hasarlara maruz kalmakla sonuçlanıyor.

Savaşın her alanında olduğu gibi, zorunlu göçler konusunda da, silahları tutanlar hep yetişkinler iken en derin yaraları hep onlar alıyor. Sokakta gördüğümüz, dilimizi bilmeyen ve çoğunlukla bize yardım ister gözlerle bakan göçmen çocuklar yarının yetişkinleri olarak şimdiden büyük yüklerin altına giriyor.

Sonbahar’da Sağlıklı Beslenmek İçin

Sarı-turuncu rengin mevsimi sonbahar, hem yazdan, hem kıştan bir parça barındıran eşsiz bir geçiş dönemidir. Yan yana tezgâhlarda hem yeşil fasulye, hem de ıspanağı bulabileceğiniz, karpuz ve portakalı aynı anda yiyebileceğiniz bir mevsimdir sonbahar…

Fakat yavaş yavaş yazı uğurlayıp, güneşli günleri ve tatilleri geride bırakırken, bu durum beslenmenize dikkat etmeyeceğiniz, ne bulursanız yiyip kış boyu sağlığınıza dikkat etmeden beslenebileceğiniz anlamına gelmiyor. Sonbahar, kışa doğru giden bir geçiş mevsimi olduğuna göre, aynı zamanda kış için bol bol bağışıklık güçlendirme ve vitamin-mineral depolama zamanı!

Koyu renkli meyveler olan anjelik ve mürdüm erikleri, kırmızı-siyah üzümler, böğürtlen, kızılcık ve yeni yeni çıkmaya başlayan C vitamini deposu mandalinaların-greyfurtların tüketilmeye başlaması da bir başka önemli etken. Kansere karşı etkili, kötü kolesterolü kovan, kalp-damar hastalığı riskini düşüren bu meyvelerle antioksidan maddelerinizi depolayın. Bağışıklık sistemi için çok önemli olan, depolanmayan ve günlük alınması gereken bir vitamin olan C vitamini eksiklerini önleyin. Aynı zamanda özlediğiniz taze ıspanak, pırasa, kereviz, turp, kırmızı pancar, kırmızı ve beyaz lahanayı yeniden sofralarınıza koymaya başlayın. Bunların içindeki fitokimyasallarla ve C vitaminiyle vücudunuzu toksinlerden arındırın, kanserden koruyun.

Sonbahar deniz ürünleri konusunda da çok bereketli bir dönem, Omega 3 ve vitamin B6 ile vitamin B12’nin bol bol bulunduğu palamut, lüfer, istavrit, sardalye ve mevsim sonlarına doğru da hamsi beyin ve özellikle de hafıza fonksiyonlarınızı arttırmak için vazgeçilmez besinlerdir. Fosfor ile kas, kemik, sinir hücrelerinizin korunmasına ve böbrek fonksiyonlarınıza yardımcı olur.

Bütün bunlara dikkat ederken, beslenmenizi düzenlerken bir diğer taraftan da gittikçe uzayan akşamlarda abur cuburları tüketmekten, havanın serinlemesiyle azalan susama ihtiyacınızı gözardı ederek su tüketimini azaltmaktan da kaçının. Unutmayın ki sağlıklı bir beslenme için mevsimlerin hepsinin kendine özgü bir doğası vardır.

Ruhun Gıdası Olmadan Olmaz

Meyhane kültürü, toplumumuzda belirli kalıplara oturmuş, yazılı olmasa da dilden dile dolaşan kurallarıyla belirli bir adap çizgisine sahip bir kültürdür. İster rakı için isterseniz de rakı içenlere eşlik ederken başka bir alkollü ya da alkolsüz içecek alın elinize… Bu kurallara uymak daha o kapıdan girerken kabul ettiğiniz bir durumdur.

 

Bu kurallardan en bilinenleri arasında ise, yalnız içilmeyeceği ve mutlaka keyifli ya da hüzünlü bir sohbete meze olacağıdır. Bununla birlikte bir diğer yazılı olmayan kural ise ister canlı olsun ister eski bir plaktan ya da son teknoloji bir müzik setinden… Her daim arkada eşlik edebilecek, ruhunuzu da besleyecek notalar olmasıdır. DoubleTree By Hilton İzmir Airport’da bulunan Camia Restoran&Meyhane’de her hafta Çarşamba ve Cuma akşamı yapılan canlı fasıl ve geri kalan akşamlarda da özel seçkilerden oluşan müzikleri ile kültürün en güzel yaşandığı yerlerden biri olarak bir süredir İzmir’de hizmet veriyor.

 

Peki benzersiz tatları ile birbirinden ayrı mezeleri, zeytinyağlıları, et ve tavuk çeşitleri, alternatif pek çok alkollü ve alkolsüz içeceğiyle tam bir Restoran&Meyhane havası yaşatan Camia gibi kuruluşların listelerinde hangi şarkılar yer alıyor?

 

Tabi ki bu listenin başında Türk müzikleri geliyor fakat Türk müzikleri diyince öyle son jenerasyon, hit müzikleri düşünmemeli insan, Bülent Ersoy’dan Zeki Müren’e, Neşet Ertaş’dan, Arap Şükrü’ye, Sezen Aksu’dan Müzeyyen Senar’a kadar Türk müzik tarihine iz bırakmış klasikler meyhane kültürünün vazgeçilmezleri arasındadır. Bununla birlikte bir genelleme yapacak olursak Türk Sanat Müziği’nin bütün eserleri de özellikle fasıl olan  gecelerde vazgeçilmezler olarak karşımıza çıkar ve damağımız kadar ruhumuza da hitap eden muhteşem bir dinleti sunar bize.

 

Meyhane müzik olmadan olmaz, fakat iyi bir ekip ve dinleme listesi olmadan, müziğin akışına çekecek kadife sesler, tellerinden çıkacak ince ezgiler olmadan yapılan fasıl en fazla buzsuz sıcak bir rakı ya da yarısına kadar köpük olmuş bir bira tadından ötesine geçmez. Bu nedenle seçim yaparken Camia gibi bu konuya özen gösteren, en az aşçıları kadar müzisyenlerini de özenle seçen yerleri tercih etmeye çalışmalısınız.

 

Unutmayın ki, keyif almak için çıktığınız bir akşam yanlış bir tercihle keyifsiz bir muhabbete ve kulaklarınızı tırmalayan bir dinletiye dönüşebilir, siz siz olun, tercihlerinizi kalitesi ve kültürüyle duvarlarından masalarına kadar her ayrıntısıyla sizi mutlu edecek yerleri seçin.