Neden Doğa Dostu Yapılar?

Doğal kaynaklar insanoğlunun ve dünyanın varlığını devam ettirebilmesi için en önemli etkenlerin başında gelir. Teknoloji ve modernite ne kadar gelişirse gelişsin doğal kaynaklar tükendiği zaman ilerlemeden söz edilemez ve yaşam durur.

Bu nedenle büyük firmalar, dünyaca kabul gören araştırma laboratuvarları, bilim adamları ve mühendisler doğal hayatı ve kaynakları etkilemeyecek, “Doğa Dostu” bir dünya yaratmak için her gün durmak bilmeden çalışıyorlar.

Çalışmalar otomotiv sektöründen gıda sektörüne, giyim sektöründen, mimariye kadar insan üretimi olan her sektörde yürütülüyor. Yapı sektöründe ise bu çalışmaların sonuçları her geçen gün daha fazla, daha etkili olarak hayata geçiriliyor.

İzmir’in en önemli otellerinden biri olan DoubleTree By Hilton İzmir Airport da, bu gelişimin dışında kalmayarak çalışmalarına bu bağlamda yön veren büyük kuruluşlardan bir tanesi. Doğaya gösterdiği önemi daha inşaat halindeyken göstermeye başlayan otel, proje başlangıcında çevresinde olan birkaç ağacın yerine şu anda ortalama 250 – 300 adet ağaç dikerek yeşillendirmenin önemini göstererek çalışmalarına başlamıştı.

Peki bu doğa dostu yapıların önemleri nedir? Neden insanlık ve bilim bu tip yapılara doğru yönelmektedir? Bu sorunun cevabını DoubleTree By Hilton İzmir Airport’un adımlarından yola çıkarak maddeler halinde yazacak olursak,

  • Yağmur suyunu (20 ton kapasiteli) depolayan bu suları peyzaj da kullanmak.
  • Otel musluklarını tasarruflu olarak geliştirilmiş musluklarla değiştirmek.
  • 48 kasetli güneş pili kullanılması ve bu sayede %35-%40 daha az doğal gaz salınımı yapılması.
  • Yapıda kullanılan tüm ampullerin enerji tasarruflu olması.
  • Minimum enerji tüketimi yapan ve tekrar geri dönüşümü olabilen klimalar kullanılması.
  • Duş ve lavabolarda gri arıtma, klozet gibi giderlerde ise karasu arıtması kullanılması. Böylece arıtılan tüm suları alıp bahçe peyzajında ve pisuvarda kullanılabilir hale getirmek.
  • Susuz pisuvarlar kullanılarak yaklaşık 1600 ton su tasarrufu sağlanmak.
  • Odalara tükenmez kalem yerine kurşun kalem verilmesi.

Tüm bunların yanı sıra, otelde tüketilen tüm yemeklerden toplanan atık yiyeceklerin hayvan barınaklarına bağışlanması gibi doğal hayata destek veren projeler de otelin politikaları arasında yer alıyor.

Türkiye’de bu konuda profesyonel söz sahibi olan LEEDS’in onayladığı ürünlerin kullanıldığı DoubleTree By Hilton İzmir Airport, bu anlamda Türkiye’de öncü isimler arasına girmesiyle birlikte dünyada da bu konuda yatırım yapan büyük isimler arasındaki yerini alıyor.

Bu gibi yatırımları yapmak kurumların çoğu için gereksiz masraf olarak görülse de Ekolojik sistemin önemini kavrayan, doğal olanı koruma konusunda elini taşın altına sokan, vizyonu olan kuruluşlar “Doğa Dostu Yapılar” inşa etmekte ve işletmelerini bu kriterlere uygun olarak yöneterek tüm ekosisteme katkı sağlamaktalar.

 

 

 

İzmir denince akla pek çok şey gelir. Tarihinden, deniz turizmine dek, her köşesinde yaşanacak bir şey bulacağınız bu şehrin kılcal damarlarını keşfetmekse bambaşka bir keyiftir.

Gelin İzmir gezinizden siz de boş dönmeyin. Otelinize yerleştiğiniz gibi şimdi önereceğimiz saklı cennetlerden en azından birine doğru yol alın. Hazır mısınız?

Artık Pek de Saklı Olmasa da: Şirince

Maya takviminin bittiği gün olarak anılan 21 Aralık 2012’yi hatırlarsınız. Bu dönemde ilginç bir iddia dolanmıştı. Şirince‘nin bu kıyametten sağ çıkılacak tek yer olacağı düşünülüyordu. Kıyamet kopmadı ama Şirince ünüyle kaldı. Meyveli şarapları, kendine özgü yapıdaki evleri ve restorasyon çalışması süren 2 kilisesi ile Şirince hala İzmir’in en gözde köylerinden.

Osmanlı Sivil Mimarisi ile Birgi

Beylikler döneminde Aydınoğulları’na başkentlik yapan Birgi, Ödemiş ilçesine 10 km uzaklıkta. En önemli simgelerinden biri ise Aydınoğlu Mehmet Bey Camii. Mimari ile ilgilenen herkes için Birgi, tam anlamıyla saklı bir cennet.

Şeker Gibi Bir Girişimcilik Örneği Barbaros Köyü

İzmir’in gözlerden uzak bir köyü… Ama herkesi kendine çekiyor. Konuklarından tek ricaları köyün dokusunu bozmamaları. “Çat kapı evleri”ne dilediğiniz zaman, çat kapı girebilirsiniz.

Türkiye’nin İlk Slow Food Köyü Germiyan Köyü

100-150 yıllık eşyaların süslediği evler önce sizi karşılıyor. Sonra meşhur ekşi mayalı ekmekleri ve kopanisti peynirlerini tadıyorsunuz. Fast food kültürüne karşı olarak, sağlıklı beslenmeye alternatif bu saklı cennetle aynı anda bir zaman makinesine binmiş gibi 100 yıllık gelenekleri gözlemleyebileceksiniz.

Bademler Köyü

İlimin, irfanın, sanatın, sporun yeşerdiği bir saklı cennet. Bu köyün kendi müzesi, kendi tiyatrosu var. Türkiye’nin en temiz köyü seçildi ve bir de matematik çiftliği var. Her yıl mayısın ilk haftasında tiyatro festivalleri var. Çöplerini ayrıştırarak doğayla buluşturuyorlar. Özetle bu köyü yılın bu zamanı görmeden geçip gitmek hiç de mantıklı olmaz.

Terk Edilmiş Lubbey Köy

O kadar fazla göç vermiş ki, artık köyde neredeyse kimse kalmamış. Sadece birkaç inatçı insan geçimini hayvancılıkla sağlamaya çalışıyor. Köye ilgiyi özellikle fotoğrafçılar gösteriyor. Siz de ürkmeyeceğinizi düşünüyorsanız fotoğraf makinenizi alın ve bu sessiz köyü ziyaret edin.

İzmir’i sevmeniz için her köşesinde bir sebep vardır.

 

Yeni yıl, kışın en canlı zamanında, yılın stresimizi attığımız yegâne kutlama. Bugünü en güzel şekilde geçirmeyi istemek hakkımız, ancak bazen kutlama akşamı kötü anılarla hatırlanabiliyor. Her ne kadar bu anıları bile gülerek anlatsak da, neden daha güzel geçmesin ki?

47 yıldır yeni yıla beraber girdiğiniz DoubleTree olarak deneyimlerimizi paylaşacağız. Gerçekten de, yeni yıla nasıl girmeli?

Mekanı Önceden Ziyaret Etmiş Olun

Yılbaşı eğlenceleri için mekan önemlidir çünkü sıkışık ortamlar keyif kaçırır. Oturduğumuz koltuktan, masaların birbirine yakınlığına ve sahne düzenine kadar nefes alabileceğimiz ve rahat olabileceğimiz yeni yıl mekanları olmasına dikkat etmeli. Göz yoran ışıklar ya da basık bir tavan bize zorluk çıkarabilir. Yılbaşı mekanı önceden görmek, şöyle bir kokusunu almak önemli.

Nasıl Bir Mekan

Kriterlerinizi belirleyin. Birbirinizi duyabileceğiniz mekanlar mı yoksa müziğin ağırlığını koyduğu mekanlar mı? Daha samimi bir ortam mı yoksa daha resmi yeni yıl kutlamaları mı? Bunu belirledikten sonra seçenekler bir parça daralacaktır. Sonuçta hizmetle beraber en önemli etken mekan.

Hizmet Kalitesinden Emin Olmak

Bundan emin olmak zor ama en azından eşe dosta sormak yararlı olabilir ya da belirli bir markanın kalitesi size rehber olabilir. Yılbaşı bir şeylerin yanlış gitmesinden en çok korktuğumuz günlerden biri olduğundan, gideceğimiz yerde hizmet kalitesinin kötü olması, geç servis ya da asık yüzlü çalışanlarla karşılaşmak son derece gerginlik yaratıcı bir durumdur.

Hesap Zamanı Geldiğinde

Eğlencenin sonunda fazladan hesap çıkınca, ikram sandıklarınızın aslında ikram olmadığınızı öğrendiğiniz bir yılbaşı hayal edin. Dürüst olmayan bir işletme sinir bozucu olurdu. Bu yüzden internetten araştırma yapmak önemli. Yeni yılda sürprizler güzeldir, ancak böyleleri değil.

Geri Dönüşü Düşünün

Her güzel gecenin bir sonu vardır. Yılbaşı eğlenceniz sona erdiğinde evinize ya da kalacağınız yere nasıl gideceğinizi mutlaka düşünmelisiniz. Oteller, yılbaşı eğlencesinden sonra konaklama imkânı olduğundan tercih sebebi olabiliyorlar. Kalacağımız yere ulaşmak için diğer seçenekler, taksi kullanmak ya da alkol almamış bir arkadaşa ricada bulunmak olabilir. Her hâlükârda, mutlaka kutlama sonrasında nerede kalınacağı ve oraya nasıl varılacağı önceden düşünülmeli.

Yeni Mekanlara Açık Olmak

Yeni yıl “başka bir şey” yaşamak için en doğru zaman. Önceden mekan araştırması yapmak önemli olsa da bu araştırmada yeni mekanlara karşı açık olmak iyidir, çünkü sonuç olarak denemeden bilemeyiz. Yeni deneyimler sevdiklerimizle beraber yeni anılar demektir ve yeni kutlama alternatifleri de bunun için en güzel yol olacaktır.